Darwinden 1000 Sene Önce Evrimi Anlatan Müslüman El-Cahız, Evrim Teorisi,Evolution


3
3 points

Darwin’in, yeryüzündeki canlı türlerinin zaman içinde doğal seleksiyon adını verdiği bir süreç sonucu değişime uğradığını ortaya koyan evrim teorisi, insanlığın canlılar alemine bakışını tamamen değiştirerek, çağdaş bilime damgasını vuran köşe taşlarından biri olmuş, Aynı zamanda birçok tartışmayı da beraberinde sürüklemişti.

Darwin, evrimi, 1859 tarihli Türlerin Kökeni adlı kitabında, türlerin özelliklerinin nesilden nesile aktarımında meydana gelen kalıtımsal farklılaşma olarak tanımlar ve böylece ortak bir türden nasıl farklı türlerin ortaya çıktığının izini sürer.

Fakat, biraz dikkatli bir tarih incelemesi evrim teorisinin kendisinin de tarihsel kökenleri olduğunu ortaya koyuyor. Bu kökenlere ulaşmaya çalıştığımızda kendimizi İslam dünyasında buluyoruz.

Evet yanlış duymadınız. Darwinin de kendisinden etkilenerek çalışmalarını takip ettiği kendisinden 1000 yıl önce yaşamış Müslüman olan biri var. Basralı El Cahız’dan …

Her ne kadar biyolojik evrim düşüncesi alanında ilk adımı Nazzâm atmışsa da, bilim tarihinde bir bütün olarak biyolojik evrim teorisi, ilk olarak IX. yüzyılın erken dönem büyük zoologu Câhız tarafından ortaya konulmuştur.  Bu düşünceler orijinal olması bakımından bir ilktir. Câhız’ın teorisi, düşünce tarihinin en ileri çalışmalarına yankı yapmış, bilimsel devrim ve yeniliklere en iyi örnektir.

Bu video da sizlere Câhız’ın biyolojik evrim teorisi ile çarpıcı örnekleri ve yazdığı kitapları , Ayrıca Câhız’ın sahip olduğu bakış açısı ve onun Müslüman ,özellikle Lamark ve Darwin başta olmak üzere Batılı düşünürlere etkilerinden bahsedeceğiz. Şimdiden keyifli seyirler diliyorum…

Şimdi El Cahız ile ilgili biyografik ve bibliyografik açıklamalara yer vererek başlayalım.

Biyografik ve Bibliyografik Bilgiler

Câhız’ın tam adı Ebû Osman Amr bin Bahr el-Fuhaymî el-Basrî’dir. Gözlerinin dışarı çıkık şeklinde olmasından dolayı Câhız lakabı verilmiştir. Basra’da yaklaşık olarak 776 yılında doğmuştur. Karşı konulmaz ölçüde öğrenme isteği ve olağanüstü meraklı oluşu onu bilimsel çalışmalara sevk etmiştir. Çalışmaları ve onun üstün zekâsı Mutezilî çevrelerinde dikkat çekmiş ve orta sınıf meclislere girişine izin verilmişti. Câhız’ın konuşmaları oldukça aydınlatıcı idi.

Cahız Aynı zamanda felsefi, kelâmî ve bilimsel problemlere canlılık kazandırıyordu. Basra’da iken okuduğu birtakım kitaplar aracılığıyla, yaşamın başlangıcı ve dış dünya üzerine bir takım taslak düşünceler edindi, İnsan doğası hakkındaki bilgisi arttı ve neslin çoğalması ile ilgili değişik öğeler hakkında etkileyici düşünceler ortaya çıkardı. Onun erken dönem çalışmaları, Halife Me’mun tarafından beğenildi ve kendisi Bağdat’a çağrılarak, halife ve sarayın muhitine girdi. Çeşitli eserler yazıp onları halife ve üst düzey görevlilere takdim ederek ödüller (câizeler) aldı. Daha sonra tamamen Basra’yı terk ederek, bilimsel çalışma ve eser kaleme almak amacıyla Bağdat’a; sonraları Samarra’ya uzun süreli kalmak üzere kendini bu işlere ayırdı. Daha sonraları Bağdat’ta iken elde ettiği zengin kitaplar sayesinde öğrendiği bilgilerle ve kendisi üzerinde büyük etkisi olan Nazzâm, Sümâme b. Eşres gibi önde gelen Mutezilî düşünürlerin gözetimi altında felsefî ve kelâmî görüşlerini olgunlaştırdı. Yaşamının sonlarına doğru felç olan Câhız, Basra’ya dönerek 869 yılında vefat etti.

Onun yaşadığı ortam, İslâm düşüncesinin gelişmesinde büyük rol oynayan, canlı bir ilim ve kültür çevresine sahipti. O, kendisinden sonra Cahiziyye olarak adlandırılacak olan mezhebin de kurucusudur. O, zooloji ilminde bir dehaydı ve hayvan anatomisinde damıtma yoluyla tuz ve amonyağın nasıl elde edileceğini tecrübe etmişti. Birçok büyük Müslüman düşünür gibi Câhız’da çok eser veren düşünürlerdendir. Biyografilerde onun çalışmaları hakkında yaklaşık iki yüz eser kayıtlı iken, bunlardan sadece otuz kadarı tam olarak, kırk kadarı da eksik olarak günümüze kadar ulaşmıştır. Diğer eserlerinin telafisi mümkün olmayacak şekilde ortadan kaybolduğu anlaşılmaktadır. Onun en önemli eseri bizimde konumuz olan Kitâbü’l-Hayavân’dır.

Kitâbu’l-hayevân yedi ciltten oluşan bir hayvanlar ansiklopedisi kitabı gibidir.

I. cilt. dil bilimi yönünden, felsefî ve sosyolojik açılardan, özellik­le varlık tasnifi açısından dikkate de­ğer görüşlerin yer aldığı uzun bir giriş­ten sonra esas olarak köpekler hakkın­dadır. Aralarda çeşitli kelâm ve felse­fe meselelerine yer verilmekle birlikte aynı konu II. ciltte de devam etmiştir. III. cilt genelde kuşlara, özelde güvercin­lere ayrılmıştır. Bu ciltte de yine insanla ilgili birçok mesele kuşlarla irtibatlı bi­çimde dile getirilmektedir. IV. cilt daha çok böcekler ve yılan gibi sürüngenlere ayrılmıştır. Bu cildin sonuna doğru ateş münasebetiyle konu dışına çıkılarak ge­niş bir gezinti yapılmış, bu arada V. ciltte tekrar dönülmek üzere kelâma ilişkin bir­takım tartışmalar aktarılarak bunların değerlendirilmesine çalışılmıştır. V. ciltte ateşin yanı sıra suya dair bazı görüşler dile getirilirken fare, akrep, maymun ve çekirge gibi hayvanlar hakkında bilgi ve­rilmektedir. VI. cilt kertenkele, sırtlan, kirpi ve tavşan benzeri hayvanlara ayrılmışsa da asıl üzerinde durulan konular­dan biri cinlerdir. VII. ciltte uyguladığı yöntemi bir daha ifade eden Câhiz, dehrîlerle ilgili bir bahisten sonra Kellle ve Dimne’den seçtiği hikâyelere yer ver­mekte, arkasından da daha önce ele aldı­ğı bazı hayvanlar hakkında birtakım ilâve bilgilerle filler, aslanlar ve deniz meme­lileri hakkında açıklamalar yapmaktadır.

Câhız’ın metodunu Sarton, “ampirik ve bilimsel olmaktan uzak tutarsızlıklar içermekteydi” şeklinde nitelemektedir. Bu durumu Câhız’ın eserini analiz eden Asin Palacios, Câhız’ın hayvanları incelemede bilimsel tecrübe ve gözlem metotlarını uyguladığını belirterek izah etmektedir:“Bu eserin bilimsel değeri oldukça büyüktür. Bu eser bilim tarihine özellikle zoolojiye önemli katkıda bulunmuştur.” Kitâbü’l-Hayavân bu alandaki çalışmalara kaynaklık etmiştir. Bu kitabın öncüsü, çağdaşı Abdulmelik b. Kureyb el-Esmaî’nin zooloji üzerinde yazdığı kitaptır. Bilebildiğimiz kadarıyla bu eser İslâm düşünce tarihinde ilk zooloji çalışmasıdır. Câhız’ın bu eseri, büyük etki ettiği geç dönem Müslüman bilim adamları aracılığıyla Avrupalı düşünürler tarafından çok iyi bir şekilde tanınmış ve zooloji alanındaki eserlere kaynaklık etmiştir. Câhız’ın bir kısım cümleleri İhvânu’s Safâ ve İbn Miskeveyh, eserden bazı parçalarda Zekeriyya el-Kazvinî’nin Acaibü’l Mahlukât ve Mustavfî el-Kazvinî’nin Nüzhetü’l-Kulûb ve Damirî’nin Hayâtü’l Hayavân’da nakledilmiştir. 

Sarton, “Câhız’ın The Book of Animals isimli çok önemli eseri, oldukça tutarsızlıklar içeren bir derlemedir. Onun düşünceleri bilimsellikten çok teolojik ve folkloriktir…” demektedir. Bk. Sarton, Introduction to the History of Science, s. 597; Sarton’un bu düşünceleri doğru değildir. Gerçekte Câhız birçok bölümde, bu kitapta verdiği bilgilerin kişisel inceleme ve deneyimleri sonucu olduğunu söylemektedir. Asin Y. Palacios, M., “El ‘Libro de los Animales’ de Jahiz”, ISIS, vol. 14, 1930, p. 21. 9  Bu kitabın bazı bölümleri R. Geyer tarafından 1887 yılında Viyana’da ve A. Haffner tarafından 1895-1896 yılları arasında yine Viyana’da yayınlanmıştır; İnsanın yaratılışı üzerine olan bölüm ise hâlâ yayınlanmamıştır. Damirî’nin ve diğer Müslüman bilimcilerin kitapları, oldukça ilginç notlar ve bir özetle Latince’ye Abraham Echelensis (İtalya, öl. 1664) tarafından tercüme edilerek, De Proprietatibus et Virtutibus Medicis Animalium ismiyle Paris’te 1617 yılında yayınlandı; Darwin’in öncüleri olan görülen F. Redi (1626-1698), C. Linnaeus (1707-1778), Buffon (1707-1778), Lamark (1744-1829) gibi düşünürler ve ilk evrimcilerin neden Fransa’da ortaya çıktığı hakkında açıklayıcı bilgiler bulunmaktadır. Bk. Mieli, A., La Science Arabe et Son Role dans l’Evolution Scientifique Mondiale, Leiden, Brill 1938, pp. 263-264; bu eserden alıntılar, Fransızca’ya A. J. Silvestre de Sacy tarafından tercüme edilmiştir. Bk.

Câhız’ın Biyolojik Evrim Üzerine Düşünceleri

Câhız’ın hayvanlar üzerine uzun çalışmalarından sonra, kendisinden sonraki evrim düşüncelerinin özü olan (hayvan embriyolojisi, evrim, uyum sağlama, hayvan psikolojisi ve sosyoloji) konularını içeren Kitâbü’l-Hayavân’da ilk defa evrim düşüncesi üzerine görüşlerini ortaya koymuştur. Her şeyden önce, Câhız’ın girişimi, gerçek bir bilimsel ruhla yapılmış, bu girişimin amacı, hayvanları lineer bir seri halinde en basitten başlayarak en karmaşığa kadar devam eden bir sınıflama yapmaktı; aynı zamanda, benzer olanları bir grup içerisinde işaretleyerek düzenledi ve bu grupları, alt gruplara bölerek türlerde nihai birimlere ulaşmayı hedefledi. Zoolojik ve antropolojik bilimlerin en erken temsilcisi olan Câhız, hayvan yaşamında çevresel faktörlerin etkisini keşfederek, aynı zamanda farklı faktörler altında hayvan türlerinin dönüşümünü gözlemledi. Onun bu eserinin dikkate değer birçok bölümünde o, yaşamda kalmak için varlık mücadelesinin amacının yanı sıra, mekanizmin değeri bilimsel ve folklorik yollarla bize tasvir etmektedir. Evrimin mekanizmasını bilmek için Câhız, üç mekanizma tasvir etmektedir. Bunlar; yaşam mücadelesi, türlerin birbirine dönüşümü ve çevresel faktörler.

Şimdi burada mümkün olduğu kadar kısaca bu mekanizmaları görelim.

Yaşam Mücadelesi: Câhız’ın evrim düşüncesinin ağırlıklı noktasında, yaşam mücadelesi ve doğal seleksiyon düşüncesi geniş bir yer tutmaktadır. O türler arasında doğal olarak yaratılıştan gelen yaşamak için doğal bir mücadele içerisinde olduğunu, bu mücadele esnasında ancak kuvvetli ve güçlü türlerin yaşamda kalabildiklerini ve sonuçta da doğal bir seleksiyon söz konusu olduğunu ortaya koymuştur. Câhız’ın yaşam mücadele teorisini, iki farklı varlık sınıfının farklı yok oluş oranları ile ilgili görmekte, az ölüm oranı olan kuvvetli ve güçlü sınıfın geride kalmasını şeklinde doğal bir seleksiyondan bahsetmektedir. Câhız için yaşam mücadelesi ilahî bir kural içerisinde cereyan etmektedir. Allah, bazı bedenlerin yemek ihtiyacını diğer bazı bedenlerin ölümü ile tedarik etmesine izin vermektedir. O bu durumu şöyle izah etmektedir:   

“Tarla faresi yiyeceğini aramak için yuvasından dışarı çıkar; önce bir araştırma yapar ve sonra küçük kuş ve hayvanlar gibi kendisinden daha küçük canlıları yakalayarak yer. Kuşların ve yılanların saldırılarına karşı ise, kendini ve yavrularını, yeraltında açtığı kıvrımlı, gizli tünellerde saklar. Yılanlar, tarla farelerini yemeyi çok severler. Yılanlara gelince, onlarda kendilerini, kunduz ve sırtlan gibi kendilerinden daha güçlü hayvanlardan korumaya çalışır. Sırtlan, tilkiyi korkutur; tilki de kendinden daha küçük hayvanları korkutur… Bazı varlıkların, diğerlerinin yiyeceği olması bir kanundur… Bütün küçük hayvanlar, kendilerinden daha küçük olanları yer ve bütün büyük hayvanlarda, kendilerinden daha büyükleri yiyemez. İnsanlar da birbirleriyle olan ilişkilerinde, hayvanlar gibidir… Allah, bazı varlıkların ölümünü, bazılarının yaşamının sebebi yapar…”Câhız’a göre yaşam mücadelesi sadece farklı türlerin üyeleri arasında değil, aynı zamanda aynı türlerin üyeleri arasında da gerçekleşmektedir. Câhız’ın söylemek istediklerinden yola çıkarak, onun düşüncelerini şu şekilde sistematize edebiliriz: Allah doğayı, çok bol bir şekilde yeniden çoğalacak bir karakterde yarattı. Aynı zamanda Allah, varlığın biyolojik mücadelesinin yerini tutan belirli bir oran içerisinde bir kanun tayin etti. Yoksa başka türlü, doğada bir karışıklık görülür, bazı türler ve zenginlikler kaybolabilirdi. Biz Darwin’in ve Yeni Darwincilerin doğal seleksiyon teorisini ve bu teorisini özünün dikkate değer bölümlerinin benzer düşüncelerini yukarıda ortaya koymaya çalıştık.

Türlerin Değişkenliği:

Câhız kendisinden sonra gelen Lamark ve Darwin gibi türlerin değişkenliği ve mutasyonun mümkün olduğuna inanmaktaydı. Ona göre değişim, çevresel faktörlerin etkisiyle tesadüfî olarak işlemektedir. O, orijinal formların tedricen gelişerek tamamen yeni formların ortaya çıkmasında çevresel faktörlerin yardım ettiği üzerinde durmaktadır.  Bu konuda şöyle demektedir: “Halk, dört ayaklı hayvanların ilk örneği olan mesh’in (orijinal formu quadrupeds) varlığı hakkında farklı şeyler söyledi. Kimileri onun evrimini kabul ettiler ve onun köpek, kurt, tilki ve diğer benzer hayvanları meydana getirdiğini söylediler. Bu ailenin üyeleri, bu (mesh) formundan gelmektedir.” Câhız, Allah’ın irade ve gücünün değişimde temel nedensel faktör olduğunu, eğer O isterse, istediği zaman bir türü diğer bir türe değiştirebileceğini ilave etmektedir. O aynı zamanda, türlerin değişimi ve mutasyonu savunarak, başta Allah’ın iradesini de içeren farklı faktörleri saymaktadır. Câhız kendisinden öncekilerden farklı materyaller sunmaktadır. Câhız, türler üzerine çevresel faktörlerin etkisine örnek olarak, yiyecek, iklim, sığınak vb. biyolojik ve psikolojik faktörlerin türler üzerine etkisinden bahsetmektedir. Onun için bu faktörler aynı zamanda, yaşamda kalmak için türlerin zor yaşam mücadelesine etki etmekteydi. Değişen bir çevrede, bu yaşamsal değerlerin sahip olduğu bazı karakterlerde değişmektedir. Birbirini izleyen nesillerin değişimi sürecinde karakterler, organizmalar çevreye daha iyi bir uyum (adaptasyon) sağlamaktadır. Onların yaşamı, karakterlerinin üreme yoluyla nesillere intikali ve üremedeki değişime sahip olma şeklindedir. Böylece Câhız teorisini, hayvanların çevresel faktörlere uyumunda, kullanılan ve kullanılmayan organların değişimi düşüncesi üzerinde temellendirmiştir.  Câhız şöyle demektedir: “Kuşkusuz bazı coğrafî bölgelerde, bazı Nabatlı gemicilerin maymuna benzediklerini gördük. Aynı şekilde bazı Faslı insanları da Mesh’e benzer bulduk.Öyle ki bunlar arasında çok az fark vardı… Bu Faslılar üzerindeki değişikliği, tozun toprağın, kirli su ve havanın yapması mümkündür… Eğer onlar üzerindeki bu etki daha fazla artarsa, onların derileri, kulakları, renkleri ve şekillerindeki (maymunlara benzer) bu değişiklikler de daha fazla artar.”Bunlar Câhız’ın biyolojik evrim teorisinin temel mekanizmalarıdır. Şimdi, onun Müslüman ve Avrupalı bilim adamları üzerine büyük etkileri hakkında görüşlerimizi ortaya koyalım: Câhız’ın zooloji ve biyolojik evrim teorisi, zooloji ve biyolojinin gelişmesini derinden etkiledi. Daha önce söylediğimiz gibi, Câhız’ın biyolojik evrim teorisi, İhvânu’s-Safâ ve diğer İşrâk filozoflarına, İbn Miskeveyh, Bîrûnî ve İbn Tufeyl üzerine doğrudan etki etmiştir. Aynı zamanda Câhız’ın teorisi ile yeni bir kozmoloji anlayışı kazanılmıştır. Çünkü bu olguyla evren bir bütün olarak kabul edilmişti. Aynı zamanda bu teori sosyolojiktir; çünkü sosyal bir olgu olarak kabul edilmektedir. Üstelik İbn Miskeveyh ve İbn Haldûn gibi filozoflar bu teoriden gerçek anlamda ilham alarak açıklayıp genişlettiler. Böylece Câhız’ın saf biyolojik evrimi, sonraki İslâm düşüncesinin, sosyolojik, metafiziksel ve kozmolojik evrimcilikleri gibi farklı doktrinlere kaynaklık etti. Diğer yandan Câhız’ın teorisini el-Mesudî ve İbn Kuteybe gibi bazıları eserlerinde zikretmese de, özellikle Zekeriyya el-Kazvinî’nin Acâibü’lMahlukât’ında, Müstevfî’nin Nüzhetü’l-Kulûb’unda ve ed-Damirî’nin Hayâtü’lHayavân’ında olduğu gibi Müslüman zoolog ve bilim adamları tekrarlamaktadır. Câhız’ın Avrupalı düşünürlere etkisi hakkında iki ana çalışma dikkat çekmektedir. Bunlar, Fr. Dieterici’nin 1878 yılında Leipzig’te yayınladığı Der Darwinismus im X und XIX Jahrhundert ve E. Wiedemann’ın 1915 yılında Erlangen’de Sitzungsbericht der Physikalisch-Medizinischen Sozietaet’de yayınladığı “Darwinistisches bei Gahiz” isimli çalışmalardır. Daha önce söylediğimiz gibi, onlar Câhız ile Darwin arasında büyük benzerliğe dikkat çekerek benzerlikleri ortaya koydular. Gerçekte, Darwin ve onun öncüleri Câhız’ın teorisini diğer evrimci teoriler temelinde benimseyerek kabul edip, XVIII. ve XIX. yüzyıllardaki gelişen bilimsel bağlam içerisinde daha bilimsel bir yolla bu teorilerini formüle ettiler. Câhız’ın teorisi ile modern teoriler arasında tek temel farklılık ideolojik olabilir: Lamark, Darwin ve diğerlerinin teorileri daha içkin ve materyalist iken; Câhız’ın teorisi teolojik ve aşkındır. Câhız yaşayan organizmaların evriminde ilk nedenin Tanrı olduğu ve diğer faktörlerin bundan sonra gelen ikincil faktörler olduğu düşüncesine sahiptir. Bu teorilerin mekanistik açıklamaları rağmen, birbirinden az ya da çok farklılık gösterir. Darwin ve benzeri modern bilim adamları, Câhız ve diğer Müslüman düşünürlerin teorilerini farklı bir şekilde ideolojik olarak yorumladılar.  Yukarıda izah ettiğimiz gibi bu oldukça küçük bir farklılıktır.

Peki Câhız’ın düşünceleri Avrupalılara nasıl geçti? Câhız ve diğer evrimci Müslüman düşünürler Darwin ve onun öncüleri birkaç yoldan etkiledi. Linnaeus (1707-1778), Buffon (1707-1778), E. Darwin (1731-1802), Lamark (1744-1829) ve Ch. Darwin (1809-1882) gibi evrimcilerin düşünceleri gelişmeden önce, Almanya’daki Doğa Filozofları Okulu’nun doğuşundan çok önce Câhız ve diğer Müslüman düşünürler, onların eserlerinin ve çalışmalarının çevirileri aracılığıyla Avrupalılar tarafından bilinmekteydi. Örneğin Damirî’nin Hayâtü’l-Hayavân isimli eseri Yahudi düşünür Abraham Echellensis (İtalya, öl. 1664) tarafından kısmen tercüme edilip, Paris’te 1617 yılında yayınlandı. Bu kitap, Câhız’ın Kitâbu’l Hayavân’dan bazı bölümler içermekteydi. Nüveyrî’nin en-Nihaye isimli eseri de D’Herbelot (1625-1695) tarafından çalışıldı. İbn Tufeyl’in evrim felsefesini içeren Hayy bin Yekzân isimli eseri ilk defa Edward Pococke Sr. (1604-1690) tarafından Latince tercümesi ile birlikte 1671 yılında Oxford’da (ikinci baskı yine Oxford’da 1700 yılında) yayınlandı.20 Zekeriyye el-Kazvinî’nin Acaibü’l-Mahlukât isimli kozmografisi F. Wustenfeld tarafından, iki cilt halinde, 1848-1849 yıllarında Göttingen’de yayınlandı; ayrıca bu eserin bir özeti olan Bakûvî’nin Kitâbü’lTelhîsi’l-Asâr isimli eser De Guignes tarafından Fransızca’ya çevrilerek, 1789 yılında Paris’te yayınlandı.21 Gerçekte bu kitaplar, Câhız’ın bazı düşüncelerini içermekteydi. Yine Kazvinî’nin Acaibü’l-Mahlukât isimli eseri A. L. de Chezy tarafından tercüme edilerek, S. de Sacy tarafından 1806 yılında (ilk baskı) Chrestomathie Arabe’de yayınlandı. Şüphesiz büyük evrimci sufi Mevlânâ Celaleddin Rûmî’de Goethe’ye büyük etki etti. O Mevlânâ’yı “Darwin öncesi bir Darwinci” olarak nitelemektedir.22 Onun başkalaşım (metamorfoz) teorisi biyolojinin gelişmesini derinden etkiledi. Herhalde İslâmî biyoloji XVII. yüzyıldan çok önce Batı’ya etki etti.23 Bazı Avrupalılar Arapça bildiklerinden, onlar Müslüman bilim adamlarının kitaplarını doğrudan okudular. Örneğin Darwin’in kendisi Cambridge’de ilk İslâm kültürünü bir Yahudi oryantalist olan Samuel Lee’den öğrenmedi mi?24 Evrimci Müslüman düşünürlerin Avrupalıların üzerine etkisini ve bu düşünceleri Batı’ya geçişindeki ışığı görebilmek için, karşılaştırmalı çalışmaların ortaya konması ile bu yönlerin, Avrupalılar üzerine Müslüman etkisini bize göstereceğini düşünüyoruz. Câhız’ın evrimci teorisi, daha önce hiçbir yerde yazılmamış, bilim tarihinde çok yeni bir şeydir. Aristoteles ve Empedokles gibi bazı Yunan filozofları da, hayvanlarda, bitkilerde ve doğada değişimden söz etmelerine rağmen, onlar gelecekteki Müslüman evrimci teorilere yönelik ilk basamak olmayı başaramadılar.                                                 

Onların değişim kavramı, sadece basit bir değişim ve devinimden ibarettir. Bundan çok daha ileri bir şey değildir. Ayrıca, değişim kavramıyla ortaya koydukları düşünceleri, evrim düşüncesini açıkça ve tam anlamıyla göstermemektedir: “İyonyalılar ve Platon için olduğu gibi, Aristoteles için de, doğa dünyası, kendi kendine hareket eden bir dünyadır… böylece bir doğa, hareket, büyüme ve değişmeden ibarettir. Bu hareket bir gelişmedir; değişme, içinde her biri kendisinden sonrakinin potansiyeli olarak bulunduğu a, b, y, … şekilleri alması tarzında vuku bulmaktadır; fakat bu, bizim evrim olarak adlandırdığımız şey değildir; çünkü Aristoteles’e göre, değişmenin çeşitleri ve yapısı, doğa dünyasında ezelî bir tekrar olarak görünür ve bu tekrarın içeriklerini, birbiriyle zamansal değil, mantıkî olarak bağlıdırlar.”25

KAYNAK: KELAM ARAŞTIRMALARI 10:1 (2012), SS.117-126.

CÂHIZ VE BİYOLOJİK EVRİMCİLİĞİN DOĞUŞU*
Dr. Mehmet BAYRAKDAR
Çev. Dr. Mehmet Vural


Like it? Share with your friends!

3
3 points

What's Your Reaction?

hate hate
0
hate
confused confused
0
confused
fail fail
0
fail
fun fun
0
fun
geeky geeky
0
geeky
love love
0
love
lol lol
0
lol
omg omg
0
omg
win win
1
win

0 Comments

Send this to a friend